Hayat Sigortası

Hayat sigortası, konusu insan hayatı olan ve insanın yaşamı boyunca karşı karşıya gelebileceği rizikolar için önlem almayı sağlayan ve bu nedenle de çok çeşitli türleri içeren bir sigorta dalıdır. Hayat sigortalarında amaç, kişinin ufak tasarruflarını sigorta primi adı altında değerlendirerek, yaşamında meydana gelebilecek bazı olaylarda (örneğin ölüm gibi), ailesine maddi destek sağlamaktır. Bu nedenle hayat sigortalarının hiçbir zaman bir zenginleşme aracı veya bir borsa olayı gibi görülmemesi gerekir. Ayrıca gerek teknik, gerekse yasal olarak hayat sigortasının bunu sağlaması mümkün değildir.

Hayat sigortalarının banka mevduatı ile de kıyaslanmaması gerekir zira, bankaya mevduat yatıran bir kişi hayatını kaybettiğinde ailesi ancak bu mevduat tutarını alabilir. Halbuki, hayat sigortası yaptırmış bir kişi, ilk sigorta primi’ni ödedikten sonra bile vefat etse ailesi, ödenen primin kat ve kat fazlası olan sigorta teminatı’nı almaya hak kazanacaktır.

Ülkemizde banka olayının sigorta olayına kıyasla çok daha yaygın olması ve daha iyi bilinmesi nedeniyle hayat sigortaları, hatalı bir biçimde ve sürekli olarak, banka mevduatı ile kıyaslanmaktadır. Tüm sigorta türlerinde olduğunda olduğu gibi hayat sigortalarında da amaç riziko’yu karşılamaktır. Dolayısıyla riziko olmadığı hallerde hayat sigortasından bahsetmek de mümkün değildir.

Hayat sigortasının diğer sigorta türlerinden en önemli farklılıkları; koruma ve tasarruf fonksiyonlarını içermesinden kaynaklanmaktadır.

Hayat sigortası dahilinde, riziko bazı olayların meydana gelmesi ile bireysel gelirlerin yok olması ya da azalması şeklinde oluşabilmektedir. Hayat sigortalarının güvence altına aldığı rizikolar ise;
- Kaza,
- Hastalık,
- İşsizlik,
- Yaşlılık,
- Ölüm,
olarak belirtilebilmektedir.

Hayat Sigortasında Taraflar
Hayatı üzerine sigorta sözleşmesi yapılan kişiye sigortalıdır. Prim ödeyerek sigortalının men¬faatini sigortacı nezdinde sigortalayan kişi sigorta ettiren olarak ifade edilmektedir. Sigorta sözleşmesine taraf olmamakla birlikte lehine sigorta sözleşmesi yapılan ve rizikonun gerçek¬leşmesi halinde kural olarak sigorta tazminatını sigortacıdan isteme hakkına sahip olana kişi lehdar adını almaktadır.
Sigortalı ile sigorta ettiren aynı kişi olabilir. Hayatta kalma koşulu ile yapılan sigortalarda lehdar da aynı kişi olabilmektedir.
Bir kimsenin hayatı, ya o kimse veya onun bilgi ve izni olmasa bile dilediği bir veya bir kaç sigortacıya çeşitli bedellerle üçüncü bir kişi tarafından sigorta ettirilebilmektedir.

Hayat Sigortaları, vergi avantajları ile desteklenmektedir.
Ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza,hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve eğitim gibi şahıs sigorta poliçeleri için ödenen primler, ödendiği ayda elde edilen ücretin %5′ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak kaydıyla Gelir Vergisi matrahından vergi indirimi yapılabilmektedir.
Beyana tabi Gelir Vergisi mükellefleri için ise şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve eğitim gibi şahıs sigorta poliçeleri için ödenen prim, beyan edilen gelirin %5′ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak kaydıyla Gelir Vergisi matrahından indirebilmektedir.
Bu şekilde özel hayat sigortası, ferdi kaza sigortası ve sağlık sigortası bulunan Gelir Vergisi mükellefi kişiler, “vergi indirimi” ile avantajlı olmaktadır.

Kurumların Vergi Avantajı
Ücret olarak kabul edilen ve çalışanlar adına ödenen hayat sigortası primleri, ödendiği ayda elde edilen ücretin %5′ini ve yıllık olarak brüt asgari ücretin yıllık tutarını aşmayan kısmı kadar indirime tabi olur.
İşveren olarak, siz veya çalışanlarınız adına hem bireysel emeklilik katkı payı, hem de hayat ve/veya sağlık sigortası primi ödüyorsanız; Hayat ve sağlık sigortası için çalışanın brüt ücretinin %5′ine kadar olmak üzere toplamda çalışanın aylık brüt ücretinin %10′una kadar ve yıllık olarak brüt asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak üzere vergi indiriminden faydalanabilirsiniz.

Çalışanların Vergi Avantajı
Ücretli çalışanlar, kendileri ve/veya eşleri adına ödedikleri hayat sigortası primlerini, aylık brüt ücretlerinin %5′ine ve yıllık olarak, brüt asgari ücretin yıllık tutarına kadar Gelir Vergisi matrahından indirebilirler.